Kayıtlar

Eylül, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

mutluluk sırrı

“Mutlu olabilmek, sürekli bir sorgulama gerektirir. Halbuki asıl huzur, Yaratıcı ile bağ kurabilmekten ve O’nun dediklerini anlayabilmekten geçer.”

çevrenizden uzak tutmanız gereken kişiler, benden söylemesi

 * çok yalan söyleyenler  * çok argo konuşanlar  * kesinlik bildirenler

sınav hazırlık öğrencilerine bir not

 senden daha yüksek hedefi olmayan arkadaşların varsa seni motivasyon olarak aşağı çekerler. #motivasyon

Beklenen şiiri

  BEKLENEN Ne hasta bekler sabahı, Ne taze ölüyü mezar. Ne de şeytan, bir günahı, Seni beklediğim kadar. Geçti istemem gelmeni, Yokluğunda buldum seni; Bırak vehmimde gölgeni, Gelme, artık neye yarar? NECİP FAZIL KISAKÜREK

istemem

  *istemem* istemem seni ve istemem benim olmayan güneşi istemem ayı ve istemem beni istemeyen dünyayı

HAYAT

Hayat;acı ve gerçek karışımı bir bileşik; Hayat; bazen tek düze ,gayet basit varlık, Bazen mart ayında kedilerin çiftleşme dönemi kadar hayvani, Bazen yüce bir alemi içinde barındıracak kadar şahane ve muhteşem. Hayat ; bir kişiye hayatını bağışlayabileceğin kadar bağlayıcı, Bir kişiyi öldürebilecek kadar kindar ve adavet dolu. Hayat ; sevmek bazen bir kişiyi , Bazen onun için gözyaşı dökmek , Bazen gözyaşlarını içine dökmektir. Hayat ;bir bağlılık yaşama ; Canı çıkıncaya dek tutunmak ve savaş vermek nizama. Hayat;bir dava bir savaş bazen, Uğrunda ölünesi, Avazı çıktığı kadar bağırmak davam!!! diye, Hayat;bazen bir askerlik hudutta,bir nöbetçi sınırda, Elinde silahı; Görevi beklemek; gözünü kırpmadan vatanı. Ve ; bazen bir istirahattir hayat; Önce doktordan alınan, Sonra Başhekimin emriyle Azrail’den alınan reçete… 26/12/2004 VAN – ÖZALP II.HUDUT TABURU

gaflet

 “Şu yaşadığımız hayat, bir gaflet perdesi ardında oynanan sahnelerden oluşan büyük bir tiyatroya benzer.  Her perde, insanın görmezden geldiği ya da sakladığı başka bir günahı barındırır.  Şanslı olan, kişi karşılaştığı durumların gücüne dayanabilir; ama gücü yetmediğinde, buhranlar içinde kaybolur, acizlik hislerine sarılır.  İçinde fırtınalar koparken, sanki ruhu görünmez zincirlerle bağlanmış gibidir.  Peki, bu perdenin arkasında ne saklıdır?  Ve biz insanoğlu bu tiyatronun hangi rolünde oynuyoruz?” Osman Öztürk