Kayıtlar

Ocak, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Dijitalleşme

Resim
 

Dalgalardan Dairelere İnsanın Terakkisi

İnsan, ruh ve ceset. Ruh cesedin içerisine sığmayacak genişlikte bir varlık.  Ama cesedin içerisine hapsolmuş.  Dünya ise bir hapishane.  İçerisinde ruhları ıslah eden bir mekan.  İçerisinde dalgalar ve daireler mevcut. Her dalga en küçüğünden en büyüğüne kadar ruhu dövüyor.  Ruh dövüldükçe dalga bir şeyleri de götürüyor.  Ruh ayakta kalmayı başardıkça daha geniş bir daireden içeriye adım atıyor. Her dalga boyutu imtihanın da gücünü göstermekte.  İmtihan ne kadar çetinse ruhun , bir sonraki dairenin içerisine girmesi kolaylaşıyor.  Daireler manevi dünyanın şekillenmiş bir yapı taşına dönüşüyor adeta.  Şuralarda yanılıyor olabiliriz belki de. Ruhla yüklü bir ceset hazlarla doyurulduğunda mevcuttaki dairenin içerisinde kalmayı sürdürüyor. Ancak hazlardan sıyrılmayı başarabildikçe ruh; farklı alemleri kendisine ikram edilmiş buluyor. Bu elbet kolay bir şey değildir.  Büyük zatlar ulaşabildikleri daireleri belki kendisine yeterli görmeyip da...

Atalar Öğüdü

 "Unutmayın, bugün hayatınızın geri kalanının ilk günüdür.

Dedikodunun Gücü

Dedikodu bir topluluğu, ortak düşman olarak algılanan kişi veya gruplara karşı birleştirebilir, hatta seçim zamanlarında kamuoyunu şekillendirmek için bir negatif kampanya aracı kılınabilir. Böylece kendi adayınızı sütten çıkma ak kaşık, hasmınızı da güvenilmez ve şüpheli bir kişi olarak ilan etme imtiyazını size bağışlar.

siyaset ve erdem

Artık hangi dedikoduya inandığımız politik tercihlerimizi belirliyor. Dedikodular fısıltıyla değil kamusal ortamda, olabilecek en yüksek sesle dile getiriliyor. Siyasetçi ve onun takipçisi, kendi erdemini ortaya koymaktansa ötekinin erdemsizliğinden kendisine pay çıkarmak derdinde. Bunun için de en elverişli yol duyguların kolaylıkla sevk ve idare edildiği bir dedikodu ve söylenti iklimi oluşturmak. Kemal Sayar/Kayıp Arkadaş