Gece… saf karanlık; hiçbir lekeye bulaşmamış siyah. Bir örtü gibi iner her şeyin üstüne, her şeyi kendi hakikatine davet eder. Beyaz gizler; siyah ise ortaya çıkarır. Ve gece, insanın iç âlemini en dürüst hâliyle yüzüne tutan bir ayna olur. Arayan, aradığını çoğu zaman gecede bulur. Çünkü ruha rahatsızlık veren o durumlar, gecenin karanlığında ortaya çıkar. Gündüzün telaşında saklananlar, gecenin sükûtunda birikir, kabarır ve kendini gösterir. Kurtuluşlarımızın miftahı da çoğu kez gecededir. Kararlarımızı gecede alırız; o saf, berrak, ruhu temizleyen anda. Kimsenin olmadığı, yalnızca yüce yaratıcının huzuruyla doldurduğu o derin vakitte… Zamanın sanki durduğu o an, ellerimi kaldırır ve O büyük Zat'a yakarırım: Beni benden daha iyi bilensin. Hâlimi sana şikâyet ediyorum, ayağımı kaydırma, kalbimi karartma. Gönlümü yalnızca Sen'in razı olduğun yollara çevir. Bana kendimle değil, Sen'inle eminlik ver. Nefsimin ateşine beni bırakma; beni, bana rağmen koru. Ve beni bu ıssız çöll...