Perde ve Çağrı
Sekülerlik... Dünyayı merkeze alan, ahireti ise hayatın uzağına iten bir bakış biçimi. Peki ya Allah? Din, diyanet ve ahlak bu denklemin neresinde durur? Modern insan, kendisine yeni ve kaygan bir ahlak inşa etti. Vicdanı fazla rahatsız etmeyecek kadar yumuşak, nefsini zorlamayacak kadar esnek bir ahlak... İçinde dünyaya dair geniş bir serbestlik vardı; fakat hakikati hatırlatan her ses giderek daha fazla yabancılaşmıştı. “Kimseyi incitme” diyordu; ama kendi çıkarı söz konusu olduğunda başkalarının sınırlarını çiğnemekte bir sakınca görmüyordu. Hayatın bazı alanlarında sınırsız özgürlük arzuluyor, fakat hakikatin sınırlarını duyunca rahatsız oluyordu. Geçen gün, hakikati hatırlatan bir söz söylediği için insanlar tarafından “fazla hassas” diye yaftalanan birisinden işitmiştim. Ona göre çağın dengesi şuydu: Dünyevi hazlar normal, fakat manevi uyarılar aşırıydı. İnsan, hakikatten kaçtığını zannederken aslında kendinden uzaklaşıyordu. Çünkü asıl kaçış dışarıdaki insanlardan değil, kend...