Kadın olsun, erkek olsun; İslami duyarlılığı olduğunu iddia eden birçok kişide ciddi sapmalar görüyorum. Tesettürü yalnızca başını kapatmakla sınırlı görenlerde, tesettüre layık vakur bir duruş olmuyor.
“Şark kurnazı” denilen bir anlayış yayılmış durumda. Her şeyi kendi menfaati için kullanan, başkasının hakkını önemsemeyen bir yapı... Bu hastalık, toplumun en altından en üst kademesine kadar sirayet etmiş durumda.Bu gidişle; bundan sonraki süreçte daha iyiye evrileceğimizi de pek düşünmüyorum.
Toplumsal kirliliğin temelinde, kötülüğün kötü olduğunu bilmesine rağmen onu bahane eden bir anlayış yatıyor. Başkalarının yanlışlarını kendine gerekçe yapan bir insan tipi oluştu. Bu durum, Allah’ın başımıza musallat ettiği “şirretli insan” tipinin artmasına neden oluyor.
Bugün Gazze’de bir grup mücahit, zulme karşı direniyor. Ancak dünya üzerinde iki milyar olduğu söylenen Müslümanlar, etkisiz bir kitleye dönüşmüş durumda. Dünya nüfusunun dörtte birine sahip olmalarına rağmen, sanki sağılmak için bekleyen inekler gibiler.
Kur’an’ın manasından çok şekline bakan, onu sadece okumaya indirgemiş bir topluluk haline geldik. Oysa Allah’ı anlamaya ve tanımaya gayret edenler, az bilgileriyle bile sahabe gibi olurdu. “Az bilgim olsun ama gayretim olsun.” diyebilselerdi, bugün çok farklı bir yerde olurduk.
Yine de bazen öyle nüveler gösteriyor ki Allah, “Bu iş olacak.” dedirtiyor insana. Sahabeler arasında bile daha dün bedevi olan, kalbi taş gibi adamlar vardı; ama bir de baktınız ki, karıncayı dahi incitemeyecek kadar yumuşadılar. Bu, Allah’ın lütfu ilahisinden başka bir şey değildir.
---
Dua ile
Allah bizleri de sahabe-i kiramın gitmiş olduğu o kutlu yola dahil etsin. Âmin.
Osman Öztürk
Öyle hassas bir toplum olduk ki faizi besmeleyle,alkolü sağ elle, zinayı gusülle temizliyoruz.
YanıtlaSilSistem böyle işliyor...
Herkes doğruyu biliyor aslında.
Bu durum vardı zaten. Biz yokluğun dürüstlüğü ile geldik bu zamana. Güç elimize geçince olan oldu.
Allah'ın rahmetinden ümit kesmek, büyük günahlardandır.
Her fert evinin önünü temizlesin....
Seçimin Herkesin kendi elinde Hz Ömer radıyallahu'nun dediği gibi ya inandığım gibi yaşarsın ya da yaşadığın gibi inanırsın İmam Gazali de ne güzel söylemiş gerçek Allah sevgisi ve peygamber sevgisi ancak ihtilaf anında doğruluğu anlaşılabilir Aksi halde herkes Allah'a sevdiğini Peygamber'i sevdiğini söyleyebilir iyi bir Müslüman olduğunu iddia edebilir Fakat ne zaman ki dünya menfaati ve çıkarları ile Yüce Allah'ın hükümleri arasında tercih yapmak durumunda kaldığında gerçekten menfaati çıkarları bir kenara bırakıp Allah'ın hükümlerine ittiba ettiğinde o zaman o kişi için Allah'a sevdiği hakikati doğrudur ama bu tercihi ve yola ayrımları Allahu Teala kulunu her zaman görünceye kadar yapacak Zira bu tercihleri Sadece menfaat ve çıkarları değil aynı zamanda para mal mülk zenginlik dünyalık rahat Konfor ile Allahü Teala'nın hükümleri arasında da olabilir olacaktır da oluyor da yani bir kişiye bu tercih yol ayrımına geldiğinde Yüce Allah'ın hükümlerini bir kenara bırakıp konforunu rahatını huzurunu menfaatini çıkarlarını parayı bir mesai seçerse yüce Allah'a sevdiğini iddia etmesi ancak boş bir laftan ibarettir
YanıtlaSil