30 Ocak 2026 Cuma

Dalgalardan Dairelere İnsanın Terakkisi

İnsan, ruh ve ceset.
Ruh cesedin içerisine sığmayacak genişlikte bir varlık. 
Ama cesedin içerisine hapsolmuş. 
Dünya ise bir hapishane. 
İçerisinde ruhları ıslah eden bir mekan. 
İçerisinde dalgalar ve daireler mevcut.
Her dalga en küçüğünden en büyüğüne kadar ruhu dövüyor. 
Ruh dövüldükçe dalga bir şeyleri de götürüyor. 
Ruh ayakta kalmayı başardıkça daha geniş bir daireden içeriye adım atıyor.
Her dalga boyutu imtihanın da gücünü göstermekte. 
İmtihan ne kadar çetinse ruhun , bir sonraki dairenin içerisine girmesi kolaylaşıyor. 
Daireler manevi dünyanın şekillenmiş bir yapı taşına dönüşüyor adeta. 
Şuralarda yanılıyor olabiliriz belki de.
Ruhla yüklü bir ceset hazlarla doyurulduğunda mevcuttaki dairenin içerisinde kalmayı sürdürüyor.
Ancak hazlardan sıyrılmayı başarabildikçe ruh; farklı alemleri kendisine ikram edilmiş buluyor.
Bu elbet kolay bir şey değildir. 
Büyük zatlar ulaşabildikleri daireleri belki kendisine yeterli görmeyip daha yok mu derken ;
bizler küçük dairenin içerisinde en basit dairede cesedin ihtiyaçlarını tatmin etmekle meşgulüz. Yanıldığımız yer tam da burasıdır.
İsteklerimiz birbirine karışır; konforu selamet sanırız.
İmtihan çoğu zaman insanlar aracılığıyla gelir.
Lakin dalganın kendisi insan kılığına girmiş bir  imtihandır. 
İnsan, imtihanın şekil almış halidir. 
Bu yüzden insanla kavga eden, imtihanı kaçırır.
Sonunda geriye tek bir soru kalır. 
İnsan bulunduğu yerde kalmayı mı seçecek, yoksa imtihanı göze alıp başka bir daireye geçmeye mi razı olacak? 
Bu sorunun cevabı ise sözle değil, hâlle verilir.

Osman Öztürk

1 yorum:

  1. Rab kelimesinin anlamı terbiye eden olmasındaki Hikmet bu mudur en doğrusunu Rabbim bilir.
    Camilerde cuma günleri hocalar insanların Tam da nefislerinin hoşuna gideceği şekilde dua ederler Ey Allah'ım bize kaza bela verme bize sağlık ver sıkıntılarımızı gider diye ilginç tir ki Yüce Allah ise kitabımızda sizi canınızdan malınızdan evladınızdan eksiltme ile azaltma ile muhakkak imtihan edeceğiz İnandık deyip de imtihan edilmeyeceğinizi mi sandınız diye buyurmakta
    Öyle peygamberler gelip geçmiş ki Yüce Rabbim o peygamberlerini dahi kimisine malıyla Kimisini sağlığıyla kimisine canıyla kimisine evlatlarıyla imtihan etmiş Oysa biz Tam da nefsimizin istediği gibi imtihan edilmek istemiyoruz Rabbimizin bize inanmasını istiyoruz sadece İnandık dememizle Oysa ki Yüce Allah inandık demenizle imtihan edilmeyeceğinizi mi sandınız buyurmakta Hacılar Hocalar dahil Yüce Rabbimize kandıramayacağız kendimizi boşuna yormayalım

    YanıtlaSil

Son Yazı

Renklerin Dili

Siyah, beyaz ve kırmızı… Üç renk, üç ayrı anlam, üç ayrı insanlık hâli. Kırmızı; aşkın, sevginin ve gönlün rengidir. Sevebilen insanın ruhun...