Gece… saf karanlık; hiçbir lekeye bulaşmamış siyah.
Bir örtü gibi iner her şeyin üstüne, her şeyi kendi hakikatine davet eder.
Beyaz gizler; siyah ise ortaya çıkarır.
Ve gece, insanın iç âlemini en dürüst hâliyle yüzüne tutan bir ayna olur.
Arayan, aradığını çoğu zaman gecede bulur.
Çünkü ruha rahatsızlık veren o durumlar, gecenin karanlığında ortaya çıkar.
Gündüzün telaşında saklananlar, gecenin sükûtunda birikir, kabarır ve kendini gösterir.
Kurtuluşlarımızın miftahı da çoğu kez gecededir.
Kararlarımızı gecede alırız;
o saf, berrak, ruhu temizleyen anda.
Kimsenin olmadığı, yalnızca yüce yaratıcının huzuruyla doldurduğu o derin vakitte…
Zamanın sanki durduğu o an,
ellerimi kaldırır ve O büyük Zat'a yakarırım:
Beni benden daha iyi bilensin.
Hâlimi sana şikâyet ediyorum, ayağımı kaydırma, kalbimi karartma.
Gönlümü yalnızca Sen'in razı olduğun yollara çevir.
Bana kendimle değil, Sen'inle eminlik ver.
Nefsimin ateşine beni bırakma;
beni, bana rağmen koru.
Ve beni bu ıssız çöllerde mahvettirme.
Amin.
Osman Öztürk
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder