Bir tükenmişlik hikayesi…
Yıllardır biriktirilen, parça parça doğranmış, lime lime edilmiş bir hayat hikayesi…
Her şeyin bir sonu var, muhakkak.
Sonsuz güç sahibi olan Allah’ın sözünü yanlış anlayan insanların hikayesi.
İlk günahı işlerken, masum görünen şeyler, ardından alışkanlıklara dönüşüyor.
Alışkanlıklar, ise, davranışlarımız oluyor.
Kötü olduğunu bildiğimiz davranışlar, kişiliğimize dönüşüyor.
En nihayetinde, kötü birisi, oluveriyoruz.
Derken Allah onu, istenilen kader doğrultusunda, daha çok batsın diye kötülük işlemesine müsaade ediyor.
O da ruhundaki sonsuzluğu, kötülüğün emrine veriyor.
Bütün bunlar, yaşanırken, bir tükenmişlik de başlıyor, aslında.
Ancak, fark edilmeden, usulca.
Kötülük zihnini öyle bir kaplamış ki, kötü davrandıklarını, kendisine hizmetçi gibi görmesine sebep oluyor.
Halbuki, bilmiyor ki, Allah'ın esması El-Halim, devreye girmiş.
Yanılgısı ise, Allah'ın aceleci davranmaması, halbuki.
Ama ta ki, kitapta yazdığı gibi, kötüye de bir sınır koyulmuş.
Yıkılmadan evvel, etrafı yavaş yavaş, boşalmış.
Sırtını dayayacağı bir yer kalmayana kadar, Rabbim, sabretmiş.
Artık sona geldiğini anladığında, onun için, her şey çok geçtir.
İşte, kaybetmeye namzet bir insanın hali…
Osman Öztürk
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder