Yenik düştüm Allah’ım.
Zamana, şartlara ve insanlara...
Direnmeye çalışıyorum.
Bir taraftan da dünyada olup biten her şeye rağmen,
Yine aynı yerde bir çıkış yolu var mı diye düşlüyorum.
Aslında bir çıkış yolu olmadığını bildiğim hâlde…
Sıkı sıkıya eteğine yapışıp dua ederek yalvarmamı bekliyorsun, biliyorum.
Ben ise toz konduramadığım nefsime söz geçiremiyor,
Suçu hep başkalarında arıyorum.
Seninle arama nasıl bir mesafe koyduğumu bir türlü anlayamıyorum.
Nasıl olur da annemin içine şefkat yerleştirmiş birisi merhametsiz olur?
Bu dünya imtihanının işleyişi gerçekten çok tuhaf.
Ruhumdan koparılan taşların bir heykele dönüşmesini izlemek ızdırap veriyor.
Çünkü onları kendimden bir parça görüyor,
Koparılmalarını istemiyorum.
İstiyorum ki; zorluklar olmasın,
Hayat güllük gülistanlık olsun.
Ben yine yiyeyim, içeyim ama bunun hesabı bana sorulmasın.
Cennet mi?
Dünyamı cennete çevir.
Evet, senden bunu istiyorum, her şeye rağmen.
Çünkü ben seni gerçekten de henüz tam tanıyamamış ve
imtihanların sebebini kavrayamamış birisiyim.
Evet, ben her şeyin merkezine kendisini koyan biriyim.
Bu, egosu yüksek insanların düştüğü bataklığın samimi bir itirafıdır.
Ama artık kendimi uyanmak isteyen biri olarak kabul ediyorum,
Ve şunu itiraf ediyorum ki; bütün samimiyetimle…
Yenik düştüm Allah’ım, kapına geldim.
selam ve dua ile
12 Nisan 2026 — 23.20
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder