İnsan bazen tek bir bedenin içinde iki kişiyle yaşar. Biri ister, diğeri engeller. Biri cesaretle yürümek isterken, diğeri korkuyla geri çekilir. Bu iç çatışma, insanın en ağır imtihanlarından birisidir. Çünkü bu mücadele dışarıda değil, kalbin içinde yaşanır.
İnsanı en çok yoran şey, başına gelenler değil; kendisiyle yaptığı bu bitmeyen savaştır. Kaçamaz, susturamaz iç sesi. Çıkış aradıkça sorular da çoğalır:
Ne yapmalı?
Nereye sığınmalı?
Bu hâlin bir sonu var mı?
Vesvese tam da burada başlar. Şeytan, insanın kalbine vesveseyi fısıldar; insan da onu büyütür. Üzerinde durdukça vesvese güçlenir, zihin daralır. Kaçtığını sandığı şeyin içinde bulur kendini. Oysa Allah, insanın içine düşen bu hâli bilir ve “şeytanın vesvesesinden Allah’a sığın” buyurur.
Zor görünen her meselenin bir çıkışı vardır. Fakat vesvese, Allah’tan kopuk bir kalpte büyür. İnsan ne kadar çaresiz hissederse, kalbin etrafındaki duvarlar o kadar yükselir. Kendi içine kapanır, sanki yalnız bırakılmış gibi hisseder.
Oysa kurtuluş yakındır. “Allah kuluna yetmez mi?” sorusu, kalbe bırakılan bir rahmettir. Vesveseyi çözmeye çalışmak yerine, Allah’a yönelen kalp rahatlar. Vesvese, hatırlanmadıkça gücünü kaybeder; beslenmedikçe yok olur.
İnsan her yükü tek başına taşımak zorunda değildir. Dert, sahibine teslim edildiğinde hafifler. Kalp, Rabbine döndüğünde sükûna erer.
Selam ve dua ile.
Osman ÖZTÜRK
Bence belki sadece iki kişi bile değil 3 de olabilir belki 4 kişi de olabilir tabii idrak sahibi olanlar için. Yüce peygamberimiz Allahü Teala'nın insanlığı yarattığından itibaren birçok kavme124 bin den fazlapeygamber in indiğine bildirmiştir. Bu peygamberler yüce Allah'tan aldıkları kutsal kaideleri insanlara yaşadıkları topluma iletmişlerdir birçoğu inkar ederken elbette bir kısımları inanmış olacaktır. Bundan dolayı bazı kaideler asıl özünden koparılmış olsa da unutulmuş olsa da dar anlamda bile bu kaidelere bakıldığında ilahi bir mesaj olduğu hissiyatını insana vermektedir.
YanıtlaSilÖrneğin Çin kültüründe dahi her insanın içinde ying ve yang yani iyi ve kötü taraf olduğu bunların sürekli birbiriyle mücadele halinde olduğu vasfedilir. Yine kızılderililer'de insanın içerisinde siyah ve beyaz köpek olduğu ve bunların sürekli birbiriyle savaştığı hangisi kazanır diye sorulduk sorulduğunda hangisinin daha çok beslendiyse onun kazanacağı bilgece söylenmiştir.
Özünden koparılmayan öz olan yüceliğinimizi İslam'a ve yüce Allah'a bağlılığı olan dinimizin temel ilke ve esaslarına baktığımızda insanın içerisinde nefis şeytan ve ruh olduğunu şeytani gücün insana nefsinin de azgınlığıydı eseri olarak birçok kötülüğü azgınlığı yaptırdığı ve birçok iyiliği ve yapmasına engel olduğu bildirilir. Ve o yüzden yüce Rabbimiz buyurun ki sizin apaçık düşmanınız olan şeytana uymayın onun vesveselerine kanmayın diye kullarına uyarır.
İşin açıkçası şeytana uymamak onun vesveselerine kalmamak aslında bu çok basit en azından yolu çok basit ama uygulama noktasında insanlar çok zorlanmaktadır çünkü teslim olmakta direnmektedirler. Oysa ki insan eğer yaratıcısının kuluysa yani kul demek eş anlamlısı gereği köle demek bir köle gibi yaratıcısına tabi olacaksa onun yap dediğini yapıp yapma dediğini yapmaması gerekir bu kadar basit aslında ama bu hayatının her aşamasında olması gerekir yani sadece camide değil elbette veya Kabe'de Hac yaparken değil alışveriş yaparken aile içerisinde yerken içerken otururken kalkarken her anımda yaşantısının her anında yüce Rabb'im yani sahibinin yani efendisinin nasıl istiyorsa öyle karar vermek böyle yaşamak onun sevmediğine sebep onun sevme dediğini sevmemek.
Evet işte böyle bir yaşam tarzını benim sevebilseydi vesvese diye bir sorun olmayacaktı zira o düşünmeyecekti sadece kendisinden isteneni yerine getirecek idi fakat hayır maalesef ben inanıyorum diye 5 vakit namazını kılıyorum diyen insan dahi hala kendisi düşünmekte iplerini rabbine verememekte yani tam olarak teslimiyet duygusuna içerisine girememekte. Önce bunların en büyük sebebi de daha doğrusu tek bir sebebi dünya odaklı kaygılar hiç dünyanın ötesi ahiret kaygısı için dert veya evham eden hiçbir insanla karşılaştım çok zor bütün insanların vesveseleri duyguları evlatları bu dünya merkezli kaygılar ofise diye çok komik tehlikeli ve kısacık hayatları kısaca ömürleri varken hala bu dünya merkezi kaygıları var sanki çok uzun bir zaman hatta ebedi olarak bu dünyada yaşayacakmış gibiler.
Maalesef ki gerçekten dünya ötesi ebedi bir hayat için kaygı duysalar evham yapsalar vesvese duysalardı gerçekten bunda haklılık payı mantıklı bir taraf olabilirdi.
İmam Gazali rahmetullahi aleyhinde dediği gibi ebedi hayat ile dünya hayatının kıyaslamasına şu kıyaslama ile yapmıştır o da şudur ki bütün evrenin bir tahıl ambarı olsa ve tamamen tahıl ile dolu olsa ve küçük bir civciv yılda bir tane tahıl yese o tahıl bir gün tükenir ama ebediyet dediğimiz şey de hiçbir eksilme olmaz