Ne garip…
Kimi, aldığı araba için bir hayır bile dağıtamazken,
kimi çocuğunun ayağına bir ayakkabı alamıyor.
İhtiyaçlarımız bitmiyor,
kazandıklarımız ise yetmiyor.
Sanki bir eksiklik hâli, insanın peşini hiç bırakmıyor.
Etrafına bakıyorsun…
Başka başka ihtiyaçlar, başka başka dertler görüyorsun.
Ama çoğu zaman elin uzanmıyor, bir şey yapamıyorsun.
İşte o an, insan kendiyle yüzleşiyor.
Bu, sadece bir vicdan meselesi değil.
Bu, insan olmaya yaraşır bir duruş meselesi.
Çünkü iki ayak üzerinde yürümekle insan olunmuyor.
Asıl insanlık, bir başkasının ihtiyacını giderebildiğin yerde başlıyor.
Garip ama hakiki bir duygu bu…
Bir başkası için üzülmek,
onun sevindiği için sevinmek…
Sanki aşık olmak gibi…
Ama daha saf, daha karşılıksız, daha derin.
Belki de insanın ruhu,
en çok bir başkasına dokunduğunda huzur buluyor.
Selam ve dua ile…
Osman Öztürk
25 Nisan 2026
02:30
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder