7 Kasım 2025 Cuma

Bu Gidiş Nereye ?



Hayat çoğu zaman bir tekrar döngüsü gibi gelir; aynı hatalar, aynı şikayetler, aynı yalnızlık… Bu metin, o döngüyü fark edip, içsel farkındalık ve kabullenmeyle özgürlüğe nasıl ulaşabileceğimizi sorgulayan bir yolculuktur.

İnsan, yetersizlik duygusu altında ezildiğinde, kendi iç dünyasını giderek daraltır. Sürekli ettiği şikayetler, kendisine kısacık bir rahatlama verir. Ama bu bir gerçek çözüm değildir. Bu durumda kişi, kendi içine kapanır ve giderek yalnızlaşır. Peki, bu fasit döngü nereye kadar sürecek? Belki de özgürlük, şikayet etmeyi bırakıp içsel farkındalıkla ve kabullenmeyle başlar.

Bir insan düşünün; dar dünyasında mutlu olabildiği şeylerin sayısı pek az olsun. Maddi yetersizlik ruhunu da esir alsın; sonunda geriye ruhsuz bir beden kalsın. Hep sorgular dururum; bu mevzuyu, bu yıkıntıları, bu kaosu neden yaşıyoruz? Acaba mutluluk, Yaratan’ın isteklerine uygun bir yaşamda gizli değil midir? İnsanların bu kadar mutsuz olmasının sebebi, yaratılışlarını ve fıtratlarını inkâr etmeleri değil midir? Kendi kanaatimce, ortalama insanın problemlerinin kökeninde, vazifeli olduğu Allah’ı tanımaktan vazgeçmesi yatar diyebilirim.

Mutlu olabilmek, sürekli bir sorgulama gerektirir. Halbuki asıl huzur, Yaratıcı ile bağ kurabilmekten ve O’nun dediklerini anlayabilmekten geçer. Kişi, freni boşalmış bir kamyon gibi bodoslama ilerlerken, aklıma Tekvir Suresi 26. ayeti gelir: “Bu gidiş nereye?”

Halbuki, senden aldıkları, manevi dünyanla maddi dünyan arasındaki perdelerin sayısını azaltmaya yönelik idi.

Bunu görebilenlerden olmak dileğiyle…
Selam ve dua ile kalın.
Osman Öztürk

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Son Yazı

Renklerin Dili

Siyah, beyaz ve kırmızı… Üç renk, üç ayrı anlam, üç ayrı insanlık hâli. Kırmızı; aşkın, sevginin ve gönlün rengidir. Sevebilen insanın ruhun...