13 Kasım 2025 Perşembe

Saf Dünyalar ve Mahpus Ruhlar

   Saf dünyalar… Çocukların kirletilmemiş dünyası… Ya da çocuk ruhluların mı desem daha doğru olur? Saflık ve temizlik içlerinde hâkimken, birden bire çıkagelir şeytan ruhlu insanlar. Masum dünyalarını kirletirler; köşe başları da onların elindedir, kaçacak delik bırakmazlar. Her adımda, her köşede bir tuzak vardır; ruhun en narin köşelerine bile sinsice sızarlar. Ve insan, ne zaman nefes alacak bir boşluk arasa, o boşluğu hemen fark ederler.

      Halbuki tüm ısrarı, içine düşmüş olduğu mahpus tipli yerden kurtulmaktır insanın. O daracık iç âlemi, kimi zaman umutları gölgeler altında bıraksa da, insan yine de çırpınır; her çırpınış bir direniştir aslında. 

        Dünyanın her zemininde, her hâlde iyilere ihtiyaç vardır; dünyanın aydınlık yüzü olmaya… Allah’ın muhakkak bir hesabı vardır ve bu hesap, her karanlığın sonunda bir ışık bırakır. İnsan, bazen bu ışığı göremez ama hisseder; sessizce, içten gelen bir umutla ayakta kalır.Dünya denilen imtihan yerinin ağırlığı başka türlü anlaşılamaz çünkü. Yaşayıp gören bilir; her adım, her karar, ruhu sınayan bir imtihandır. Yoksa bütün olanlara karşı dimdik nasıl mücadele edilecek, nasıl yapılacak, bilemiyoruz.
       Her kötülüğün karşısında bir cesaret gerekir, her karanlığın önünde bir direniş… Ve işte tam o an, insan kendi içindeki gücü keşfeder. Kendi gölgesini, korkularını ve umutlarını bir arada görür; hepsi birbirine dokunur, hepsi birbirine güç verir.

Bazen düşündüğümde, bizimkisi belki zerre bile değilken, Hazreti Peygamber’in zamanında durum nasıldı, Allah bilir. Zayıf ruhlar için bir ışık, bir el, bir nefes gerek… Belki bir Hamza denk gelir; belki bir gün, zayıf ruhlara destek atabilecek, umut olabilecek biri… Ve bu umut, karanlık ne kadar derin olursa olsun, bir köşede hep var olacaktır.

Belki de her iyilik, küçük bir kıvılcım gibi başlar; görünmez ama yavaş yavaş çevresini aydınlatır. Ve insan, işte o kıvılcımı gördüğünde, dünya imtihanının ağırlığını biraz olsun hafiflemiş hisseder; bir nefes daha alır, dimdik durur ve çırpınmaya devam eder.
Osman Öztürk 

1 yorum:

  1. Çocukların kirletilmemiş saf dünyası, iyilik temizlik masumiyet ve kötülük şeytanlaşmış insanlar. Bizim algılarımıza masumiyet saflık ve diğer tarafta kötülük şeytanlık gibi kavramlarla özleştirdiğimiz insanların birbirinden çok farklı olduklarını sanki ayri gezegenlerde yaşayan insanlar gibi görüyoruz.
    Ama şu gerçeği ya görmek istemiyoruz ya da göremiyoruz.. bugün şeytan dediğimiz kötü dediğimiz insanlar dün saf kirletilmemiş masum çocuklar da bu kötülük başka bir gezegenden dünyaya gelmedi o saf çok iyi dediniz insanlardan belki bizden belki o ne kadar masum dediğimiz ne kadar sevimli dediğiniz çocuklarımızdan türemedi mi. Evet böyle oldu ve böyle olacak. Kötülük ve şer iyilik ve masumiyetin içinden
    çıkacak. Kötülük ve şer içinden de iyilik ve masumiyet çıkacak
    Peki bu nasıl olabilir.

    YanıtlaSil

Son Yazı

Renklerin Dili

Siyah, beyaz ve kırmızı… Üç renk, üç ayrı anlam, üç ayrı insanlık hâli. Kırmızı; aşkın, sevginin ve gönlün rengidir. Sevebilen insanın ruhun...